- Şehitkamil / Gaziantep
- +90 (342) 232 80 81
- info@cemiyet.com.tr
Hayalin, oyunun ve öğrenmenin buluşma noktası: Peekaboo
15 Nisan 2026Peekaboo; her detayın çocukların gelişimine dokunacak şekilde tasarlandığı, oyunun ve öğrenmenin iç içe geçtiği özel bir yaşam alanı sunuyor. Estetikle eğitimi buluşturan bu özgün yaklaşım hem çocuklar hem de ebeveynler için ilham veren bir deneyime dönüşüyor.
Peekaboo Kurucuları Melis Özkarslı ve Ela Cesur’un uzun yıllara dayanan eğitim deneyimi ve çocuk gelişimine dair derin bakış açısı, bu markayı sıradan bir mağazanın çok ötesine taşıyor.
Çocukların dünyasını sadece anlamaya değil, onu özenle beslemeye odaklanan bir anlayışla hayata geçirilen Peekaboo’da her detay; bir oyuncağın dokusundan bir atölyenin kurgusuna kadar, çocuk gelişimine gerçek bir katkı sunma amacıyla şekilleniyor.
Estetik ile eğitimi bir araya getiren, oyunu merkezine alan ve çocukların içsel motivasyonunu destekleyen yaklaşımıyla dikkat çeken Peekaboo; yalnızca alışveriş yapılan bir alan değil; çocukların keşfettiği, ürettiği, denediği ve en önemlisi kendisi olabildiği bir deneyim alanı. Aynı zamanda ebeveynler için de çocuklarıyla bağ kurabilecekleri, kaliteli zamanın anlamını yeniden keşfedebilecekleri bir buluşma noktası.
Melis Özkarslı ve Ela Cesur ile Peekaboo’nun ilham veren hikâyesini, oyun temelli öğrenmenin gücünü ve çocuk gelişimine dair yaklaşımlarını konuştuk. Bu sohbet, çocukluğu ciddiye alan ama bir o kadar da özgür bırakan bir dünyanın kapılarını aralıyor.
Peekaboo'nun konseptinden bahseder misiniz?
Peekaboo, çocuğun dünyasını merkeze alan, estetikle eğitimi buluşturan bir yaşam alanı. Sadece bir mağaza değil; kaliteli, ithal eğitim gereçlerinin, düşünceli seçilmiş oyuncakların ve butik atölyelerin bir arada sunulduğu hem çocukların hem ebeveynlerin kendini iyi hissettiği bir deneyim mekanı. Her köşesinde "bu çocuğa gerçekten ne katıyor?" sorusunun cevabı var.
Markanızı tek bir cümleyle tanımlamanız gerekirse ne anlatırdınız?
Peekaboo; çocukluğu ciddiye alan, oyunu en değerli öğrenme aracı olarak gören bir dünyanın kapısı.
Çocuk gelişimini ve oyun kavramını nasıl bir bakış açısıyla ele alıyorsunuz?
15 yıl boyunca okul öncesi eğitim kurumu işlettik ve şunu biliyoruz ki, gerçek öğrenme meraktan doğar. Oyun, çocuk için sadece eğlence değil; dünyayı keşfetme, dil geliştirme, duygularını anlama ve sosyal beceriler edinme biçimi. Bu yüzden her ürünü ve her atölyeyi seçerken "bu, çocuğun kendi içsel motivasyonuna hitap ediyor mu?" diye soruyoruz.
Düzenlediğiniz oyun ve atölyelerde temel hedefiniz nedir? Çocuklara hangi kazanımları sağlamayı hedefliyorsunuz?
Hedefimiz, her çocuğun atölyeden "Ben yapabilirim" duygusuyla çıkması. İnce motor beceriler, yaratıcı düşünce, problem çözme, duygusal ifade... Bunları ayrı ayrı hedef olarak değil, birbirine örülmüş bir bütün olarak sunuyoruz. Resim atölyesinde çocuklar hem ellerini kullanıyor hem hayal kuruyor hem de bir arkadaşıyla uzlaşmayı öğreniyor. Kazanım tek boyutlu olmuyor hiçbir zaman.
Eğitici ve öğretici içerikleri oyunla birleştirirken nelere dikkat ediyorsunuz?
En çok dikkat ettiğimiz şey, "eğitici" kaygısının oyunun ruhunu öldürmemesi. Çocuk, "şimdi öğreniyorum" hissiyle oturmamalı masaya, sadece oynamak istemeli. Biz içeriği tasarlarken müfredatı arka planda tutuyoruz, sahneye çıkarmıyoruz. Ayrıca her içeriğin yaşa uygun olmasına, başarı deneyimi yaşatmasına ve çocuğun kendi hızında ilerleyebilmesine özen gösteriyoruz.
Atölye içerikleri oluştururken hangi yaş gruplarını ve gelişim alanlarını merkeze alıyorsunuz?
Ağırlıklı olarak 1-6 yaş grubuna odaklanıyoruz. Bu yaş aralığı, beynin en plastik olduğu, alışkanlıkların ve öz algının şekillendiği dönem. Gelişim alanları olarak dil ve iletişim, ince-kaba motor beceriler, yaratıcılık, duygusal zeka ve sosyal uyum önceliğimiz. İçerikleri tasarlarken çocuk gelişimi literatürünü ve kendi saha deneyimimizi bir arada kullanıyoruz.Bunun haricinde tüm yaş gruplarına ve yetişkinlere de uygun atölyeler düzenliyoruz.
Yetişkinlere yönelik kurs ve atölyeleriniz de var. Bahseder misiniz?
Yetişkinlere özel belli zamanlarda veya talep üzerine atölyeler ve eğitimler düzenliyoruz. Bugüne kadar mutfak atölyeleri, eğitici-bilgilendirici atölyeler, seramik boyama, fotoğrafa nakış gibi birçok farklı deneyim sunan atölyeler düzenledik.
Ebeveynlerden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
En çok duyduğumuz cümle, "Buraya girmek beni de iyi hissettiriyor" oluyor. Bu bize çok şey anlatıyor. Bir de çocuklarla ilgili sık duyduğumuz bir geri dönüş var, atölyeden çıkan çocukların eve gidip aynı aktiviteyi kendi başlarına tekrarlamaya çalışmaları. İçselleştirmenin en güzel göstergesi bu.
Sizce ebeveynle birlikte geçirilen kaliteli zamanlar çocuk gelişiminde nasıl bir rol oynuyor?
Belirleyici bir rol oynuyor. Çocuklar için en güçlü öğrenme ortamı, güvende hissettikleri ilişkiler. Bir ebeveyn çocuğuyla birlikte bir şey inşa ettiğinde, birlikte güldüğünde ya da bir oyunda onun yanında yer aldığında, sadece anı paylaşmıyor; aynı zamanda çocuğun beynine, "Sen değerlisin, dünya güvenli bir yer" mesajını işliyor. Kaliteli zaman, ekran süresiyle ya da aktivite sayısıyla ölçülmüyor; o anın içindeki gerçek bağla ölçülüyor.
Çocukların hem ihtiyaçlarına yönelik hem de eğitici ve öğretici ürünleriniz mevcut. Ürün gruplarınızdan ve özelliklerinden bahseder misiniz?
Ürünlerimizi seçerken önce şunu soruyoruz: Bu ürün çocuğa açık uçlu bir deneyim sunuyor mu? İthal eğitim gereçlerimiz arasında ahşap oyuncaklar, duyusal materyaller, sanat ve yaratıcılık setleri, dil gelişimini destekleyen oyunlar ve Montessori ilhamlı materyaller var. Bunların yanı sıra özenle seçilmiş çocuk kostümleri ve aksesuarları da sunuyoruz. Estetik bizim için hem görsel hem işlevsel bir bütün. Her ürünün bir hikayesi ve bir amacı var rafımızda.
Doğum günü ve özel etkinlik organizasyonlarında nasıl bir deneyim sunuyorsunuz?
1-5 yaş arası çocuklarımıza atölyeli doğum günleri yapıyoruz. Çocuğun yaşına ve ilgi alanlarına göre şekillenen, atölye temelli, küçük ve özel organizasyonlar düzenliyoruz.
Kalabalığa değil, kaliteye inanıyoruz. Her çocuğun o gün gerçekten özel hissetmesi, misafir çocukların da eve bir şeyler öğrenmiş ve üretmiş olarak dönmesi bizim için başarı ölçütü.
