- Şehitkamil / Gaziantep
- +90 (342) 232 80 81
- info@cemiyet.com.tr
Güven ve kaliteyle şekillenen bir miras; Ozansoy
25 Mayıs 202670 yılı aşkın köklü bir geleneğin izinde, mücevherden mobilyaya uzanan güçlü bir marka hikâyesi… Mesut Ozansoy, babasından devraldığı güven ve kalite mirasını bugün iki oğluyla birlikte sürdürürken, lüks segmentte sundukları ayrıcalıklı hizmet anlayışını ve kuşaklar arası bu güçlü birlikteliğin markaya kattığı değeri anlatıyor. Zamana meydan okuyan ustalık, değişen zevklerle buluşuyor.
70 yılı aşkın köklü bir mücevher geleneğini bugün mobilya ile birlikte sürdürüyorsunuz. Lüks segmentte bu iki alanı bir araya getirmek markanıza nasıl bir değer kattı?
Çıraklığı daha eskiye dayanıyor ama babam ilk olarak mağazayı 1953'te açıyor. Ben de sektöre 1982'de adım attım. Benim bizzat tezgâha geçip dükkân işletmem 44 yıl önceye dayanıyor. Önce tereddüt ettik ‘acaba mobilya işine girmemiz nasıl olur’ diye. Mobilya sektöründe yapacağınız en ufak bir yanlış adım mücevherat sektöründe uzun yıllara dayanan, ilmek ilmek dokuduğumuz güveni de sarsacak ve müşteri kaybetmemize sebep olacaktı. Bunun da getirdiği bir sorumluluk vardı.
Fakat Ozansoy'un kaliteye, güvene, müşteri memnuniyetine önem vermesi herkes tarafından biliniyordu. Bunun bizim için avantaj olacağını düşündük. Aynı geleneği mobilyada da uyguladık. İnsanlara kendimizi anlatmamız çok zor olmadı. Modayı da gayet iyi takip edince, o işte de iyi bir yol aldık diye düşünüyorum. 15 yılı aşkın bir süredir de mobilya sektöründeyiz. İkisinde de lüks segmentte ürünler satıyoruz, en iyisini satmaya çalışıyoruz. Sattığımız mobilyada hangi kauçuk kullanılıyor, ahşabı, boyası nasıl; gözümüzle gördükten sonra alıp satışa sunuyoruz.
Bugüne kadar müşterimizden olumsuz bir geri dönüş almadık.
Mobilya tarafında yeni ev kuran çiftler için sunduğunuz özel hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Mağazamızda her zevke ve bütçeye uygun, hem klasik hem modern mobilyamız var. Türkiye'nin bu alanda en iyi ustalarının yaptığı en iyi koleksiyonları sunuyoruz. Kaliteden asla ödün vermiyoruz. Aynı zamanda kişiye özel hizmet ve danışmanlık veriyoruz. Müşterimiz istediği mobilyanın ahşabında, kumaşında ya da yastığında değişik isteyebiliyor. Sarı ya da gümüş varak istiyor. Yani o mobilya üzerinde istediği değişikliği yapıp ona özel hazırlıyoruz. O mobilya tamamıyla ona özel oluyor, aynısını bir başkasına da yapmıyoruz.
Mücevher koleksiyonunuzda çiftlere nasıl bir ayrıcalık sunuyorsunuz ,düğün ya da nikah, nişan öncesi?
Mücevher sektöründe uzun yıllara dayanan bir markayız. Kaliteye verdiğimiz önem biliniyor. Sektörde eski olduğumuz için en iyi atölyeleri, en eski ustaları tanıyoruz, onlarla birlikte çalışıyoruz ve en iyi koleksiyonlarını sunuyoruz. Tektaş, beştaş ya da 14 ayar takılar, setler, düğün ya da nişan öncesi çiftlerin ihtiyacı olan her ürün grubunu onların zevkine sunuyoruz. Hem ürünün kaliteli olmasına özen gösteriyoruz, hem müşterilerimizin zevkine hitap etmesine önem veriyoruz hem de müşteriye zarar verecek ürünleri getirmiyoruz. Çünkü bazen takılar yatırım amaçlı da düşünülebiliyor.
Peki gümüşteki çeşitliliğiniz nedir?
Gümüş de bizim uzmanlık dalımız. Gaziantep'e ilk gümüşü getiren de babamdı. Gümüşte çok iyi bir altyapımız var, en iyi ustaları biliyoruz, onlara ne istersek yaptırıyoruz. Mesela önceden kız çeyizi olarak gümüş alınırdı, o kadar çok çeşit vardı ki şimdi ise daha çok ev aksesuarı tarzında ürünler bulunduruyoruz. Talep de bu yönde. Bir de nişan için gondol tarzında ürünlerimiz çok fazla ilgi görüyor.
İki oğlunuzla birlikte çalışmak markanın vizyonunu ve geleceğe bakışını nasıl etkiledi? Kuşaklar arası bu birliktelik müşteriye nasıl yansıyor?
Kuşaklar arası çatışma oluyor. Bunun aslında avantaj olduğunu düşünüyorum. Bir babayla bir oğul çok iyi anlaşıyorsa ya oğulda problem varmış ya babada. İki taraf da birbirine kulak verirse, o zaman doğruyu bulmak daha kolay oluyor. Yani benim tecrübemle onların enerjisinin ve yenilikçi bakış açısını birleştirebildiğimizde doğru sonuçlar alıyoruz. Çocuklarımın enerjisiyle benim tecrübemi elimizden geldiğince harmanlamaya çalışıyoruz. Onlar fuarlara gidiyorlar, trendleri, modayı takip ediyorlar. Müşteri beklentilerini de o gelişmelere göre yönlendiriyorlar. Çünkü artık onların müşterileri de genç ve onların beklentilerini de karşılamak önemli.
Müşterilerinize mağazalarınızdan girdiği andan itibaren nasıl bir hizmet anlayışı sunuyorsunuz?
Ben gerek çocuklarıma gerek personelime şunu aşıladım; mağazaya gelen müşteriyi evinize gelen misafir gibi düşünürseniz o müşteriye en iyi hizmeti sunarsınız. Müşteri memnuniyeti, onların burada güler yüzle karşılanması ve buradan mutlu ayrılmaları çok önemli.
Ürünlerimizin sonuna kadar arkasındayız. Bir gün 75-80 yaşlarında bir müşterimiz geldi. "Sizden bir tane pırlanta yüzük aldım, taşı düştü" dedi. Yüzüğü çıkarttı, ben yüzüğü tanımadım. "Hanımefendi siz bunu nereden aldınız" dedim. "Sizden aldım, baban sattı" dedi. Yüzüğü bizden 40-50 sene önce almış. Özrümüzü diledik. Taşını taktık, hiçbir ücret de almadık. Soy ismimizin getirdiği sorumluluğu taşıyor, müşterimizi üzmemeye çalışıyoruz. Müşteriyi üzdüğünüz zaman kaybedersiniz. Bu bizim babamızdan gelen bir prensip. O da çok dikkat ederdi. Ve elden geldiğince bir üründe problem olduğu zaman onu tamirciye değil atölyeye yapan ustaya gönderiyoruz. Çocukların da buna çok dikkat etmeleri gerekiyor. Bu büyük bir sorumluluk.
Sektörde, özellikle İstanbul atölyelerinde babamın çok iyi bir ismi var. Bir gün İstanbul'da büyük bir altın fabrikasına gittik. Tabii normalde onlar daha çok toptancıya satarlar. İçeri girdik, ‘ürünlere bakacağız’ dedik. "Nereden geliyorsunuz?" dediler. "Gaziantep'ten geliyoruz" dedik. Köşede yaşlı bir adam oturuyordu, ayağa kalktı. "Ben Gaziantep'te bir esnaf tanırım, o da Remzi Ozansoy" dedi. "Ben onun oğluyum" dedim. Oradakilere "Oğlum bu adamlar ne istiyorsa ver" dedi. Kuyumculukta genellikle hep çıraklıktan gelinir. Ve biz o firmaların çoğunun sahibinin çıraklığını biliriz. Onun için onlara da böyle özel bir tasarım istediğimiz zaman bizi geri çevirmezler. Babamın ismi ve sektördeki ağırlığı bizim için hem onur hem büyük bir sorumluluktur. Çocuklarıma da vasiyetimdir. Her mağazamızda babamın fotoğrafı baş köşededir.
