Yükleniyor...

Soru Cevap

Mutluluk ‘An’da kalabilmektir

Geçmişe takılmak ya da geleceği düşünmek yerine anın tadını çıkarmayı sevdiğini söyleyen Yelda Kara, “Ben özellikle mutlu bir an yaşıyorsam bunun bilincinde olurum ve sonuna kadar onun tadını çıkarırım. Değiştiremeyeceğimiz ya da elimizde olmayan şeylere takılı kalmazsak işler daha kolay ilerliyor. Mutluluk bir kelebek gibi, onu kovalamamak gerek” diyor.

Adaletli ve barışçıl bir dünya isterdim

Küçük yaşlardayken en büyük hayalinin dünyayı gezmek olduğunu ifade eden Tansu Sancaktar, gerçekleşmesini istediği her şey için çaba gösterdiğini söylüyor. Tansu Hanım, elinde sihirli bir değnek olsa bunu çocukların çocukluğunu mutlu yaşadığı, tüm insanların karnı tok ve sıcak bir yatakta uyuduğu, adaletli ve barışçıl bir dünya için kullanmak isteyeceğini belirtiyor.

Başarıyla besleniyorum

Başarıyı yakaladığında mutlu olduğunu ifade eden Ebru Memiş, mutluluğun da başarıyı beraberinde getirdiğine inanıyor. Ebru Hanım, mutlu insanların daha enerjik ve pozitif olduğunu, kendisinin de başarıyla beslendiğini söylüyor.

İnsanlar eşit şartlarda yaşamalı

Ayşe Katırcıoğlugil elinde sihirli bir değnek olsa bunu eşitlik için kullanmak isteyeceğini söylüyor ve ekliyor, “İnsanların cinsiyet, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin eşit şartlarda yaşaması, yarışması adına verilen mücadele sonucunu görmek isterdim”…

Sevdiklerimle vakit geçirmeyi özledim

Pandemi bittikten sonra sevdikleriyle doyasıya vakit geçirmek istediğini ifade eden İpek Külekçi Koçer, “Ailemle, dostlarımla uzun masalarda keyifli sohbetlerimizi çok özledim. Hepimiz çok özledik. Dostlarıma bol gülüşmeli ve paylaşımlı, maskesiz, deniz kenarında ‘beyaz’ konseptli bir yemek vermek isterdim” diyor Pandemi döneminde daha kırsal kesimdeki çocukların eğitiminin etkilendiğini belirten Koçer, “Oralardaki başarılı öğrencilerin kaliteli eğitim almalarına yönelik proje geliştirmek isterdim” diye konuştu.

Kadına şiddetle ilgili projede çalışmak isterdim

Selin Akcan “Önümüzdeki sene üzerinde çalışacağınız tek bir proje olsaydı, bu ne olurdu? Sorumuzu şu şekilde yanıtladı: “Kesinlikle kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleriyle ilgili olurdu. Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar eşleri veya erkek arkadaşları tarafından ya darp edilmekte ya da öldürülmekte. 2020 yılında 300 tane kadın cinayeti, 171 ise şüpheli ölüm gerçekleşmiştir. Buna dur demek için güç birliği yaparak ortak bir platformda buluşmalıyız.” Hayatı boyunca rol model aldığı kişinin annesi olduğunu söyleyen Selin Hanım eğer bir ressam olsaydı çizmek isteyeceği resmin kesinlikle sürdürülebilir bir dünya olacağını da sözlerine ekliyor.