- Şehitkamil / Gaziantep
- +90 (342) 232 80 81
- info@cemiyet.com.tr
Benim için her hasta özeldir
28 Temmuz 2026Yeni kliniğinde gebelik takibinden infertilite tedavisine, jinekolojik kontrollerden genital estetik uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Emine Suat, hasta-hekim güveninin, etik yaklaşımın ve erken teşhisin kadın sağlığındaki önemini anlattı.
Modern tıbbın sunduğu güncel olanakları etik hekimlik anlayışıyla buluşturarak hastalarına bütüncül bir sağlık hizmeti sunan Op. Dr. Emine Suat ile yeni kliniğini, kadın sağlığında düzenli kontrollerin önemini ve hasta odaklı hekimlik anlayışını konuştuk.
Yeni kliniğinizdesiniz. Neydi sizi bu adımı atmaya motive eden etkenler?
Hayatta bazı kararlar vardır; kolay değildir ama gelişimin en önemli basamaklarıdır. Benim için yeni kliniğime geçmek de tam olarak böyle bir karar oldu. Yıllardır mesleğimi büyük bir sevgiyle yapıyorum. Ancak zaman içinde şunu fark ettim, bir hekimin en büyük motivasyonu yalnızca çalışmak değil; hastalarına daha iyi koşullarda, daha huzurlu bir ortamda ve en güncel imkanlarla hizmet sunabilmektir.
Benim için motivasyon, her sabah “Bugün bir insanın hayatına dokunabilirim.” düşüncesiyle güne başlayabilmektir. Motivasyon; güvenle gülümseyen bir hastanın gözlerindeki umudu görebilmektir. Motivasyon; kendini sürekli geliştirmekten, öğrenmekten ve yenilenmekten vazgeçmemektir.
Yeni kliniğim, sadece adres değişikliği değil; hayallerimin, hedeflerimin ve mesleki vizyonumun bir yansıması. Burada her ayrıntıyı, hastalarımın kendilerini güvende ve değerli hissedecekleri bir ortam oluşturmak için planladık. Çünkü sağlık hizmeti yalnızca tanı ve tedaviden ibaret değildir. Dinlemek, anlamak, güven vermek ve hastanın yolculuğuna eşlik edebilmektir. Beni motive eden en büyük etken ise yıllar geçse de ilk günkü heyecanımı kaybetmeden her hastam için en iyisini yapmaya çalışmak. Bir kadının annelik hayaline ortak olmak, sağlığına kavuşmasına destek olmak ya da sadece endişelerini azaltabilmek bile mesleğimin en büyük ödülü.
Yeni kliniğimde de aynı sevgi, özen ve heyecanla hastalarımı karşılamaya devam edeceğim. Çünkü inanıyorum ki; insanı başarıya ulaştıran şey yalnızca bilgi değil, yaptığı işe duyduğu tutku ve dokunduğu hayatlara kattığı değerdir.
Kliniğinizde hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?
Kliniğimizde kadın sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor ve hastalarımıza yaşamlarının her döneminde destek olmayı hedefliyoruz. Gebelik öncesi danışmanlıktan başlayarak gebelik takibi ve doğuma hazırlık sürecinde anne adaylarımızın yanında oluyoruz. Rutin jinekolojik muayeneler, koruyucu kadın sağlığı hizmetleri ve gerekli jinekolojik tanı ve tedavi işlemlerini güncel bilimsel yaklaşımlar doğrultusunda gerçekleştiriyoruz.
Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftler için infertilite (kısırlık) değerlendirmesi yapıyor, kişiye özel tedavi planları oluşturuyoruz. Gerektiğinde aşılama ve tüp bebek tedavisi süreçlerinde de hastalarımıza bilimsel ve güvenilir bir yol haritası sunuyoruz. Bunun yanında, vajinismus tedavisinde multidisipliner ve hasta odaklı bir yaklaşım benimsiyor, çiftlerin bu süreci güvenle aşmalarına destek oluyoruz.
Genital estetik ve fonksiyonel genital cerrahi alanında ise hem estetik görünümü hem de yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen, kişinin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyoruz. Amacımız; her hastamızın kendini güvende, anlaşılmış ve doğru şekilde bilgilendirilmiş hissettiği, etik değerlere bağlı, modern ve güvenilir bir sağlık hizmeti sunmaktır.
Hastalarınıza sunduğunuz hizmetlerde sizi farklı kılan yaklaşımınız nedir?
Benim için her hasta özeldir. Muayene odama giren her kadının öncelikle kendini rahat, güvende ve anlaşılmış hissetmesini isterim. Bu yüzden hastalarımı acele etmeden dinler, tüm sorularını sabırla yanıtlar ve sürecin her aşamasını anlaşılır bir dille paylaşırım.
Hekimlik anlayışımın temelinde güven, samimiyet ve dürüstlük vardır. Gereksiz işlem veya tedaviler önermek yerine, gerçekten ihtiyaç duyulan ve bilimsel olarak en doğru yaklaşımı birlikte belirlemeyi önemserim. Kadınların hayatlarının en özel dönemlerinde; ister gebelik takibi, ister kısırlık tedavisi, ister jinekolojik bir sorun olsun, yanlarında güvenle başvurabilecekleri bir hekim olmayı hedefliyorum. Benim için en büyük mutluluk, hastalarımın kendilerini değerli hissetmeleri ve kliniğimden içleri rahat, yüzlerinde bir gülümsemeyle ayrılmalarıdır.
Her kadının yılda en az bir kez yaptırması gereken kontroller hangileridir?
Jinekolojik muayene: Rahim, yumurtalıklar ve dış genital bölgenin genel sağlığının değerlendirilmesi.
Smear testi ve gerekli durumlarda HPV testi: Rahim ağzı kanseri ve öncül lezyonların erken tanısı için yaşa ve risk durumuna göre uygulanır.
Pelvik ultrasonografi: Rahim ve yumurtalıkların değerlendirilerek miyom, kist ve diğer jinekolojik problemlerin erken dönemde saptanmasına yardımcı olur.
Meme muayenesi: Klinik meme muayenesi yapılmalı, yaşa ve risk durumuna göre meme ultrasonu veya mamografi planlanmalıdır.
Genel kadın sağlığı değerlendirmesi: Adet düzensizlikleri, doğum kontrol yöntemleri, gebelik planı, menopoz, cinsel sağlık ve yaşam tarzına ilişkin konular da yıllık kontrolde mutlaka değerlendirilmelidir.
Unutmayın; düzenli kontroller sadece hastalıkları erken teşhis etmek için değil, sağlıklı bir yaşamı korumak için de en değerli adımdır.
Erken teşhisin hayat kurtardığı kadın hastalıklarından biraz bahseder misiniz?
Kadın hastalıklarında erken teşhis, hem tedavi başarısını artırır hem de yaşam kalitesini korumada büyük rol oynar. Düzenli jinekolojik kontroller sayesinde birçok hastalık henüz belirti vermeden tespit edilebilir. Özellikle rahim ağzı kanseri, düzenli smear ve HPV taramaları ile kanser gelişmeden önce fark edilebilen ve büyük ölçüde önlenebilen bir hastalıktır.
Rahim kanseri ise özellikle menopoz sonrası görülen anormal vajinal kanamalar sayesinde erken dönemde yakalanabilir ve erken tanı konulduğunda tedavi başarısı oldukça yüksektir. Yumurtalık kistleri ve bazı yumurtalık tümörleri, rutin jinekolojik muayene ve ultrasonografi sırasında henüz belirti vermeden saptanabilir. Her yumurtalık kisti tehlikeli olmasa da düzenli takip gerektiren durumlar erken dönemde belirlenebilir.
Bunun yanı sıra miyomlar, polipler, endometriozis ve enfeksiyonlar da erken tanı ile daha kolay tedavi edilebilir; ilerleyerek ağrı, kansızlık, kısırlık veya yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sorunlara yol açmaları önlenebilir. Bu nedenle hiçbir şikâyet olmasa bile yılda en az bir kez jinekolojik muayene olmak, kadın sağlığını korumanın en önemli adımlarından biridir. Erken teşhis, birçok hastalıkta daha kolay tedavi, daha az girişim ve daha sağlıklı bir yaşam anlamına gelir.
Genç yaşlardan itibaren kadınların dikkat etmesi gereken jinekolojik belirtiler nelerdir?
Kadın sağlığını korumak için vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak çok önemlidir. Her belirti ciddi bir hastalık anlamına gelmese de bazı şikâyetler mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle genç yaşlardan itibaren şu belirtiler ihmal edilmemelidir:
* Adet düzensizlikleri, aşırı ağrılı veya yoğun adet kanamaları,
* Adet dönemleri dışında görülen kanamalar veya cinsel ilişki sonrası kanama,
* Geçmeyen kasık ya da pelvik ağrı,
* Kötü kokulu, renk değiştirmiş veya miktarı belirgin artmış vajinal akıntı,
* Vajinal kaşıntı, yanma veya idrar yaparken ağrı,
* Cinsel ilişki sırasında ağrı,
* Karında şişkinlik, ele gelen kitle hissi veya sürekli baskı hissi,
* Gebelik planlanmasına rağmen bir yıl boyunca korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması (35 yaş ve üzerindeyse 6 ay).
Bu belirtilerin çoğu enfeksiyon, hormonal düzensizlik, yumurtalık kistleri, endometriozis veya rahimle ilgili iyi huylu hastalıklardan kaynaklanabilir. Daha nadiren ise erken teşhis edilmesi gereken önemli hastalıkların habercisi olabilir. Unutulmamalıdır ki kadın sağlığında düzenli jinekolojik kontroller sadece hastalıkları tedavi etmek için değil, onları henüz ortaya çıkmadan veya erken dönemde tespit etmek için de büyük önem taşır. Şikâyetiniz olmasa bile düzenli kontrollerinizi ihmal etmemeniz, gelecekte karşılaşabileceğiniz birçok sorunun önüne geçebilir.
Gebelik planlayan çiftlere ilk önerileriniz neler olur?
Gebelik planı, aslında bebeğin oluşmasından önce başlayan bir hazırlık sürecidir. Öncelikle anne adayının genel sağlık değerlendirmesinin yapılması, kronik hastalıklarının kontrol altına alınması ve kullandığı ilaçların gebelik açısından gözden geçirilmesi önemlidir. Bunun yanında ideal kiloya ulaşmak, dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanımını bırakmak gebelik şansını artırırken sağlıklı bir gebelik sürecine de katkı sağlar. Folik asit kullanımına gebelikten en az bir ay önce başlanmasını öneriyoruz. Baba adayının da sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesi önemli çünkü sağlıklı bir gebelik iki kişinin ortak hazırlığıyla başlar.
Günümüzde normal doğum ve sezaryen konusunda sıkça bilgi kirliliği yaşanıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Normal doğum ve sezaryen birbirinin alternatifi değil, farklı tıbbi gerekliliklere göre uygulanan doğum yöntemleridir. Uygun koşullar oluştuğunda normal doğum hem anne hem de bebek açısından birçok fizyolojik avantaj sunar. Ancak annenin veya bebeğin sağlığını riske atan durumlarda sezaryen hayat kurtaran bir cerrahi yöntemdir. Burada önemli olan, doğum şeklinin sosyal medyadaki yorumlarla değil, bilimsel veriler ve tıbbi gereklilikler doğrultusunda belirlenmesidir. Hedefimiz her zaman sağlıklı anne ve sağlıklı bebektir.
Menopoz dönemindeki kadınların yaşam kalitesini artırmaya yönelik hangi tedavi ve öneriler öne çıkıyor?
Menopoz doğal bir yaşam dönemidir ve hastalık olarak görülmemelidir. Ancak sıcak basmaları, uyku problemleri, vajinal kuruluk, kemik erimesi riski ve ruh hali değişiklikleri yaşam kalitesini etkileyebilir. Tedavi kişiye özel planlanmalıdır. Uygun hastalarda menopoz hormon tedavisi önemli faydalar sağlayabilir. Bunun yanında düzenli egzersiz, kalsiyum ve D vitamini desteği, sağlıklı beslenme, pelvik taban egzersizleri ve düzenli jinekolojik kontroller menopoz sürecinin daha konforlu geçirilmesine yardımcı olur.
Bir hekim olarak sizi en çok mutlu eden an nedir?
Bir bebeğin ilk ağlamasına tanıklık etmek tarif edilmesi zor bir mutluluk. Bunun yanında yıllarca çocuk sahibi olmayı bekleyen bir çiftin gebelik haberini paylaşması veya tedavisini tamamladığımız bir hastanın sağlığına kavuşarak yüzündeki mutluluğu görmek mesleğimizin en büyük ödüllerinden biri. Hekimlik sadece tedavi etmek değil, insanların hayatına umut katabilmektir.
Hasta-hekim ilişkisi konusunda neler söylemek istersiniz?
Başarılı bir tedavinin temelinde güven, açık iletişim ve karşılıklı saygı vardır. Hastaların sorularını rahatça sorabilmesi, tedavi seçeneklerini anlayabilmesi ve karar sürecine aktif olarak katılması çok önemlidir. Biz hekimler de hastalarımızı sadece hastalıklarıyla değil, yaşam koşulları ve beklentileriyle birlikte değerlendirmeliyiz. Güvene dayalı bir iletişim tedavi başarısını da olumlu yönde etkiler.
Son yıllarda genital estetik uygulamalarına olan ilginin artmasının temel sebepleri nelerdir?
Kadınların kendi bedenleriyle ilgili farkındalığının artması, yaşam kalitesine daha fazla önem vermeleri ve bu konuların artık daha rahat konuşulabilmesi önemli etkenler arasında yer alıyor. Ayrıca doğumlar, yaş alma, genetik özellikler veya hormonal değişiklikler nedeniyle oluşan fonksiyonel sorunlar da kadınları bu uygulamalara yönlendirebiliyor.
Genital estetik denildiğinde en sık hangi işlemler uygulanıyor?
En sık uygulanan işlemler arasında labiaplasti, vajinal sıkılaştırma ameliyatları, klitoral hudoplasti, perine onarımı ve uygun hastalarda genital bölgeye yönelik dolgu veya yağ enjeksiyonları yer alıyor. Hangi işlemin uygun olduğu ise tamamen kişinin anatomik yapısına, şikâyetlerine ve beklentilerine göre belirleniyor.
Bu uygulamalar yalnızca estetik kaygılarla mı yapılıyor, yoksa sağlık ve yaşam kalitesine yönelik faydaları da var mı?
Genital estetik uygulamaları yalnızca görünümü değiştirmeyi amaçlamaz. Bazı kadınlarda büyük veya asimetrik iç dudaklar spor yaparken, yürürken ya da cinsel ilişki sırasında rahatsızlığa neden olabilir. Doğum sonrası gelişen deformasyonlar ise hem fiziksel hem de psikolojik açıdan olumsuz etkiler oluşturabilir. Uygun hasta seçildiğinde bu işlemler yaşam kalitesini, konforu ve özgüveni artırabilir.
Doğum sonrası kadınlar da genital estetik uygulamalarına ihtiyaç duyulabiliyor mu?
Evet. Özellikle normal doğum sonrasında vajinal gevşeme, perine bölgesinde izler, şekil bozuklukları veya fonksiyonel problemler görülebilir. Ancak her doğum yapan kadının böyle bir işleme ihtiyacı olduğu düşünülmemelidir. Öncelikle detaylı muayene yapılmalı ve kişinin şikâyetleri değerlendirilmelidir. Gerekli görüldüğünde cerrahi veya cerrahi dışı seçenekler planlanabilir.
Genital estetik operasyonları kişinin özgüvenini ve sosyal yaşamını nasıl etkileyebiliyor?
Doğru endikasyonla ve gerçekçi beklentilerle yapılan işlemler sonrasında birçok kadın hem fiziksel konforunun arttığını hem de kendini daha özgüvenli hissettiğini ifade ediyor. Bunun cinsel yaşam ve genel yaşam kalitesine de olumlu yansımaları olabiliyor. Ancak beklentilerin doğru yönetilmesi ve kararın tamamen kişinin kendi isteğiyle verilmesi büyük önem taşıyor.
Her başvuran hastaya işlem öneriyor musunuz?
Kesinlikle hayır. Öncelikle hastanın beklentisini, şikâyetlerini ve gerçekten tıbbi ya da fonksiyonel bir gereklilik olup olmadığını değerlendiriyoruz. Eğer cerrahiye ihtiyaç olmadığını düşünüyorsak bunu açıkça ifade ediyor ve alternatif çözümler sunuyoruz. Hekimliğin temel amacı işlem yapmak değil, hasta için en doğru yaklaşımı belirlemektir.
İşlem sonrasında iyileşme süreci nasıl ilerliyor?
İyileşme süresi yapılan işlemin kapsamına göre değişmekle birlikte, çoğu hasta birkaç gün içinde günlük yaşamına dönebiliyor. İlk haftalarda hafif ödem ve hassasiyet görülebilir. Doktorun önerdiği hijyen kurallarına uyulması, ağır egzersizlerden bir süre kaçınılması ve önerilen kontrol muayenelerinin aksatılmaması iyileşmeyi olumlu etkiler. Tam iyileşme ise uygulanan işleme göre birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir.
