Yükleniyor...

Kalp hastalıklarında yenilikçi tedaviler

13 Mart 2026

Kalp sağlığında teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, modern tedavi yöntemleri hastalara ameliyatsız ve daha konforlu çözümler sunuyor. Kardiyoloji Uzmanı Assoc. Prof. Dr. Musa Çakıcı, hem uluslararası deneyimleri hem de yenilikçi tedavi yaklaşımlarıyla kalp hastalıklarının tanı ve tedavisinde güncel uygulamaları Gaziantep’e taşıyor.

 Assoc. Prof. Dr. Çakıcı ile modern kardiyolojideki gelişmeleri, ameliyatsız tedavi seçeneklerini ve kalp sağlığını korumanın yollarını konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz?

1982 Hatay doğumluyum. İki kızım, bir oğlum var. Dünyalar güzeli eşimle 18 yıllık mutlu bir evliliğim var. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum, 2010 yılında kardiyoloji ihtisasımı tamamladım, 16 yıldır uzman hekim olarak hizmet veriyorum. 2015 yılında doçentlik unvanına hak kazandım. Alanımda yenilikleri takip edebilmek için Avrupa’nın bazı ülkelerinde akademik çalışmalara katıldım; Denmark Rigshospitalets‘te anjiografik kapak tedavileri içinde yer alan ‘Transkateter Aortik Valve İmplantasyonları‘, ayrıca Leipzig‘te Carillon Mitral Countur System mitral yetersizliği olan hastaları güvenli ve etkili tedavi etmek için geliştirilmiş anjiyografi tedavi seçenekleri faaliyetlerine katıldım ve pratik edinme şansını elde ettim. Kalp sağlığı alanında güncel yaklaşımları takip ederek hastalarıma en etkili ve güvenilir tedavi yöntemlerini sunmaya özen gösteriyorum. 2020 yılında Liv Hospital‘da Gaziantep’e hizmet vermeye başladım. Yaklaşık 5 yıl kadar bu hastanede kardiyoloji bölüm şefi olarak görev yaptıktan sonra 2026 Ocak ayı itibari ile kardiyoloji alanında daha konforlu ve ayrıntılı hizmet verebilmek için kendi kliniğimizi kurduk. Kardiyoloji alanında en modern tetkik ve tedavileri sunabilmek için hayata geçirdiğimiz kliniğimiz alanında tüm tetkikleri barındıran modern tetkiklerle donatılmış bir dal merkezi gibi hizmet vermektedir. 

Hangi hastalıklar ve tedavileri uzmanlık alanınıza giriyor?

Kardiyoloji alanında birçok tedavi yöntemini uygulamaktayım; elektro fizyolojik çalışmalar yaparak uyguladığımız aritmi tedavileri rutin tedavilerimiz arasında yer almaktadır. CRT (Cardiac Resencronization Terapy) ve pil implantasyonları, koroner perkütan girişimler, şah damarlarının ve bacak damarlarının anjiografik tedavilerini yapmaktayım. Ayrıca günümüzün en modern tedavi yöntemleri arasında ameliyatsız kapak tedavileri olan TAVİ (Aort kapağın anjiografik değişimi), mitral kapak darlığın anjiografik tedavisi, mitral kapak yetersizliğinin anjiografik onarımı gibi tedaviler kliniğimizde rutin olarak güvenle uygulanabilmektedir. Modern kardiyoloji alanındaki yenilikleri yakından takip ederek bu alandaki en güncel tedavi yaklaşımlarını Gaziantep’e kazandırabilmek için akademik faaliyetlerimi de sürdürmekteyim.

Özellikle üzerinde yoğunlaştığınız alanlar var mı?

Her hekimin özellikle yapmaktan keyif aldığı, mutluluk duyduğu tedavi yöntemleri mutlaka vardır. CTO-PCI tedavisi, benim de kardiyoloji alanında en çok keyif alarak yaptığım ve sonuçlarından mutlu olduğum yöntemdir. CTO-PCI tam tıkalı kalp damarlarının açılabilmesi için kullanılan bir yöntemdir. Modern kardiyolojinin zorlu tedavileri arasında yer almaktadır ve çok önemli bir tedavidir. Bu tedavi ile hastalar açık kalp ameliyatı ihtiyacından kurtulabilmektedir.

Kalp damarlarının görüntülenmesi yani anjio sonrası hastaların yaklaşık yüzde 5-10‘unda mutlaka bir tane tam tıkalı kalp damarı bulunmaktadır. Bunun tedavi edilebilmesi için de CTO-PCI yöntemine ihtiyaç duyulmaktadır ancak CTO-PCI ülkemizde ne yazık ki çok az merkezde rutin uygulanan tedavi protokolleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle de tam tıkalı damarı olan hastalara tedavi olarak By-Pass (açık kalp ameliyatı) kararı verilmektedir. Ben de bu yüzden bu tedaviyi çok seviyorum. Bir hekim açısından ne kadar zorlu, uğraştırıcı ve yorucu bir tedavi olsa da CTO-PCI sayesinde hastaların By-Pass ihtiyacı ortadan kaldırılabilmektedir. Umudum bu tedavinin yıllar içerisinde yaygınlaşarak tüm anjiografi merkezlerinde uygulanabilir hale gelmesi, hastaların açık kalp ameliyatı ihtiyacının azaltılabilmesidir. Bu tedavi hastaların açık kalp ameliyatı ihtiyacını ortadan kaldırdığı için sonuçları hem hasta hem de hekim açısından yüz güldürücü olmaktadır. Her meslek gurubunda olduğu gibi neyi çok severseniz en çok orada başarılı olursunuz, ben de bu alanda kendimi çok başarılı buluyorum. Hastalarımın açık kalp ameliyatı ihtiyacına son vermek beni çok mutlu ettiği gibi başarılı olmamı da sağlıyor.

CTO-PCI nedir, nasıl uygulanmaktadır?

Bu tedavideki temel amacımız, tam tıkalı olup açılamaz denilen damarları açmaktır. Anjiografik bir tedavidir, damar açma işlemi esnasında sıradan damar açma işlemlerinden farklı olarak daha disipline ve özel bir eğitim gerektiren bir tedavidir. Bu işlemler esnasında mikrokateter, özellikli teller ve teknikler kullanılmaktadır. Bu sayede tam tıkalı damarlar açılabilmektedir. CTO-PCI yaklaşık 10 yıldır ülkemizde tedavi protokolleri arasına girmiş ancak uğraştırıcı, ciddi zaman gerektiren ve özel eğitim gerektiren bir işlem olması nedeni ile günlük anjiografik tedavi protokolleri arasında hak ettiği yeri henüz elde edememiştir. Fakat gün geçtikçe bu işlemi uygulayan merkez sayısı artmaktadır. Bu tedavi aracılığı ile açılamıyor denilen damarlar açılabilmekte ve açık kalp ameliyatı (By-Pass) ihtiyacı giderek azalmaktadır. Anjiografi sonrası açık kalp ameliyatı önerilen hastalara bir umut kapısı olmaktadır. Bu nedenle By-Pass kararı verilen hastaların anjiyo görüntülerinin bu işlemlere haiz olan kardiyologlarla paylaşması ve fikir alınması önemlidir.

İLAÇLI BALON TEDAVİLERİ    

Kardiyoloji alanında güncel gelişmeler nelerdir?

Bu konuya büyük bir başlık açmak isterim. Çok umut verici olan ve hastaların açık kalp ameliyatı ihtiyacının oldukça azaltan ilaç kaplı balon tedavilerinden kısaca bahsetmek yerinde olur. Bilindiği üzere tıkalı veya daralmış kalp damarlarının tedavisinde damarları açmak için yaygın olarak stentler kullanılmaktadır. Ancak son bir yıl içinde kardiyoloji alanında adeta çığır açacak ve çağ atlatan bir gelişme oldu, balonların da stentler gibi özel bir ilaçla kaplanmış modelleri geliştirildi. Bunlara kısaca “ilaçlı balon” adı verilir. Balon şişirildiğinde damardaki darlığı açar, üzerindeki ilaçlar damar duvarına nüfuz eder ve böylece damarın tekrar tıkanmasında önemli rol oynayan doku büyümesinin aşırı miktarda olmasını engeller. İlaçlı balonlar, ilaçlı stentlerin aksine damar içinde metal bir yapı bırakmazlar, damarların metal yorgunluğundan korunmasını da sağlayarak damarın doğal yapısını da korumuş olurlar. Bu sayede, damar esnekliğini kaybetmez, gerektiğinde büzülüp genişleyebilme fonksiyonunu devam ettirebilir. Ayrıca, ilave kan sulandırıcı ilacın kullanım süresinin daha kısa olmasına olanak sağlar.

İlaçlı balon tedavilerinin en büyük avantajı damara yabancı bir cisim yani metal yapı bırakmaması, plakla tıkanmış bölgenin açılarak tekrar hastalanmasını engellemesi ve mükerrer defa uygulanabilmesidir. Bu sayede damarların doğal yapısı korunabilmektedir. Özellikle çoklu damar uygulanmasına sahip olması nedeni ile hastalara 4-5 tane stent takmaya gerek kalmadan sadece ilaçlı balonlar ile çoklu damar tıkanıklığı olan hastaların By-Pass ihtiyacına da son verebilmektedir.

Biz son 5 ay içerisinde yaklaşık olarak 500 civarında hastamıza bu tedaviyi uyguladık ve tedavinin oldukça başarılı olduğunu gördükten sonra rutin tedavi protokollerimiz içine dahil ettik. Çoklu damar tıkanıklığı olan hastalarda biz kardiyologların en çok korktuğu şey hastalara 4-5 tane stent takmaktır. Çoklu stent uygulamalarında damarlara aşırı metal yüklenmesi hem stent tıkanmaları hem de sent tromboz riskini arttırdığı için çoklu damar tıkanıklığı olan hastalarımıza zaruretten By-Pass kararları alıyorduk ancak ilaçlı balonlar bu endişelerimiz gidermemizi sağladı. 4 damar tıkanıklığı olan hastalarımıza bile hiç stent takmadan ilaçlı balonlar uygulayarak tüm damarları açılabilmekteyiz. İlaçlı balon uygulama sonuçlarının akademik olarak stentlerden daha iyi olduğunu gösteren birçok makale sonuçları bildirilmeye başlandı. Bu tedavi hızla hem stent uygulamalarının hem de By-Pass tedavisinin yerini alacak gibi görünüyor. Bu konuda gelişmeleri titizlikle yakından takip ediyoruz.

Kendi kliniğinizde hizmet veriyor olmak hasta hekim ilişkisini nasıl etkiledi?

Hekimlik hayatımda farklı statülerde devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde görev yaptım. 3 aydır kendi kliniğimde hizmet vermekteyim. Kamu ve özel hastanelerde hasta yoğunluğu ve zaman kısıtlılığı nedeni ile çoğu zaman hastalarıma yeterli süreyi ayıramıyordum ancak kendi kliniğimde onlara yeterli vakit ayırabilmek hem benim hem hastalarımın kendimizi daha özel hissetmemizi sağladı. Üstelik hastalarımızı daha iyi dinleyip daha verimli anamnez alarak doğru teşhis ve tedaviye daha hızlı ulaşabildiğimizi gördüm. Ayrıca klinik hizmeti hastalarımı ve de bir hekim olarak beni daha farklı bir sorumluluğa taşıdı. Örneğin en ufak bir problemde hastalarımın bana telefon aracılığı ile ulaşması artık beni mutlu eder oldu :) ve hastalarımı daha yakın takip etmemi sağladı. Onlarla daha aile olduk ve benden habersiz bir şey yapmaz oldular gibi şeyler deneyimliyorum.

Kliniğinizde ne gibi tetkik ve tedaviler yapılabilmektedir?

Kliniğimizi bir muayenehaneden daha fazlası olarak tasarladık. Burada hastalarımızın kalp açısından ekokardiyografi değerlendirmeleri, elektrokardiyografi (EKG), efor testleri, kan tahlilleri, Tilt-table (eğik masa testi), Ritm holter, tansiyon holter uygulamaları, yapay zeka temelli cardisiyografi (CSG) gibi kardiyoloji alanında bir hastanede bulunandan tetkik ve tarama testlerine sahibiz. Özetle kliniğimiz kardiyoloji alanında bir dal merkezi gibi tasarlandı. Burada hastalarımızın her türlü kardiyak muayenesi en ince ayrıntıya kadar yapılabilmektedir ve gerekirse günübirlik yatışlarla ilaç tedavileri de uygulanabilmektedir.

Yapay zekadan (Cardisiografi: CSG) bahsettiniz. Bu test nedir, ne işe yarar?

Son zamanlarda yapay zekâ insan hayatında birçok alanda yer edinmeye başladı, bu tıp için de böyle. Kliniğimizde yapay zekâ tarama testleri aracılığı ile hiçbir radyasyon maruziyeti olmadan veya girişimsel bir uygulama yapılmadan sadece 4 dakika kadar kısa bir zaman içerisinde hastaların koroner damarlarında herhangi bir tıkanma olup olmadığına dair bilgiler elde etmekteyiz. Elbette ki sadece bu testin sonucuna bakarak kesin karar alamıyoruz ancak bir tarama testi olarak damar tıkanıklığının varlığı veya yokluğu açısından güvenilir veriler elde edebiliyoruz. CGS ayrıca kolay uygulanabilir pratik bir testtir. Bu testin geniş çaplı randomize prospektif insan çalışmalarında yüzde 90 civarında negatif prediktif değeri olduğu akademik olarak gösterilmiştir. Bunun ne anlama geldiğini hemen anlatayım; bu testin sonucunda damar tıkanıklığı olmadığı sonucu elde edilmişse bu teste yüzde 90 doğruluk payı ile güvenebileceğimizi ifade eder. Bu nedenle kolay uygulanabilir ve güvenilir bir testtir. Koroner arter hastalığı açısından tarama testi olarak kullanılabilmektedir.

Kalp hastalıklarının görülme sıklığını arttıran faktörler nelerdir?

Erkeklerde 40 yaşın üstünde olmak,

Kadınlarda 45 yaşın üstünde olmak veya menopoz sonrası dönem,

Aile öyküsünde kalp ve damar hastalığı olması,

Sigara ve tütün türevleri tüketmek,

Yüksek tansiyonun olması,

İyi kolesterolün (HDL) düşük olması,

Kötü kolesterolün (LDL) yüksek olması,

Hareketsiz bir yaşam tarzı,

Şeker hastası olmak,

Obezite,

Yüksek stres düzeyi

Düzensiz beslenme.

AİLE ÖYKÜSÜNDE KALP HASTALIĞI OLANLAR KONTROLLERİNİ İHMAL ETMEMELİ

Anne- babada ya da birincil derece akrabalarda erken yaşta kalp krizi geçiren biri varsa veya açıklanamayan ani bir ölüm söz konusuysa; yukarıda bahsettiğimiz 12 risk faktöründen en az birini barındıran kişilerin mutlaka kalp check-up’ı yaptırması gerekir. Kalp check-up’ı ile hiçbir şikayeti olmayan kişilerin kalp hastalığı taşıyıp taşımadıkları önemli ölçüde tespit edilebilir. Kardiyak check-up sayesinde damar tıkanıklığı dışında hastaların ritm bozukluğu, kapak hastalıkları veya yapısal kalp hastalıkları barındırıp barındırmadığı teşhis edilebilir. Özellikle tarama testlerinin içerisine yapay zeka temelli cardisiografi (CSG) gibi testlerin dahil edilmesi damar tıkanıklığı açısından erken teşhisin sağlanmasında çok büyük katkı sağlamaktadır. Kendi kliniğimizde belirlenmiş kardiyak check-up programları sayesinde bu taramalar kolaylıkla yapılabilmektedir.

40 YAŞ ÜZERİ HERKES MUTLAKA KARDİYOLOJİ MUAYENESİ OLMALI

Göğüste baskı, sıkışma, yanma gibi özellikle fiziksel aktivite esnasında ortaya çıkan şikâyetlerin mutlaka dikkatle ele alınması gerekir. Bu ağrı ya da olumsuz his 'angina' olarak nitelendirilir. Kollara, sırta, çeneye yayılım göstermesi bizim için birer ipucudur. Nefes darlığı, öksürük, çarpıntı, baygınlık, halsizlik, yorgunluk, özellikle bacaklarda olan şişlik-ödem gibi durumlar altta yatan kalp hastalığının habercisi olabilir. Bu şikâyetlerden herhangi biri varsa vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurmanız hayat kurtarıcı olabilir.

40 yaş üstünde iseniz; ailenizde bilinen bir kalp hastalığı var ise veya ailenizde kalp hastalığı öyküsü yok ancak sizde yukarıda bahsetmiş olduğumuz 12 risk faktöründen iki tanesi var ise mutlaka yılda bir defa kalp Check-up’ ı yaptırmanızı öneririm. Erken teşhis hayat kurtarır, lütfen unutmayın ve sağlığınızı ihmal etmeyin.

Kalp hastalarına veya kalp hastalığı riski taşıyanlara nasıl bir hayat önerirsiniz?

Sigara içmeyin, yeşil çay için. Günlük 30-40 dakika yürüyüş yapın (ortalama günlük 10.000 adım veya 4 km). Akdeniz usulü beslenin, bol zeytinyağı ve lifli yiyecekler tüketin. Haftada en az bir kez balık yiyin. İşlem görmüş her türlü hazır gıdadan uzak durun, doğal beslenin. Yemeklerinizin yarısını sebzeye ayırın. Fındık ve ceviz tüketin. Margarin ve katı yağlardan uzak durun, fazla abartmadan tereyağı tüketebilirsiniz. Her gün 2 kaşık keten tohumu ve bol bol soya tüketin. Yemeklerinizde sarımsak kullanın. Her gün az bir miktarda bitter çikolata yiyin.

Günde en az 7 saat uyuyun. Uyanınca ve yatarken esneme hareketleri yapın. Manevi yönünüzü geliştirin. Kendinizi kandırmayın, stresin en büyük sebeplerinden biri istemediğiniz bir durumun içinde olmaktır. Partnerinizi şaşırtacak küçük sürprizler yapın, sağlıklı bir ilişki stresi azaltır. Düzenli olarak tansiyonunuzu ölçün, 130/80mmHg’nın üzerinde ise doktorunuza danışın. Şeker ve kolesterol değerlerinizi düzenli aralıklarla ölçtürün. Ailenizde kalp hastalığı ve kalp krizi geçirenler varsa, düzenli olarak kardiyoloji doktorunuza muayene olun.

Son olarak neler söylemek istersiniz?          

Gaziantep ili sosyoekonomik ve kültürel durumu gün geçtikçe hızla ilerleyen metropol bir şehir. Kendi çabalarımızla en modern teknolojileri barındıran donanımlı bir kardiyoloji kliniği inşa ettik ve bu klinik sayesinde kardiyoloji alanındaki en güncel ve modern tetkik ve tedavileri Gaziantep halkımızla buluşturmayı amaçladık. Ayrıca hastaların ve yakınlarının konforunun en üst düzeyde karşılanmasını hedefledik, başarılı olacağımıza inanıyorum. Kliniğimizin şifa ve konfor vesilesi olmasını temenni ediyorum.

Sosyal Medyada Paylaş
GÜLŞAH SERT